Dünya

ABD Suriye’den tamamen çıkmayı değerlendiriyor

 

Hostinger

Washington, Suriye’deki Amerikan askerlerinin tamamını çekmeyi değerlendiriyor.

 

ABD’nin Suriye’deki konuşlanması esas olarak IŞİD’in yeniden güçlenmesini engellemek ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) destek sağlamak üzerine kuruluydu. 

 

Wall Street Journal’ın Amerikan yetkililere dayandırdığı habere göre ülkede yaklaşık bin civarında asker bulunuyor ve Washington’un olası çekilme değerlendirmesi, SDG ile sahadaki değişen dengiler ve bölgedeki güvenlik koşullarındaki gelişmelerle bağlantılı.

 

Son haftalarda Şam yönetimi ile SDF arasında gerilimler ve çatışmalar yaşandı.  Suriye hükümet güçlerinin bazı kuzey ve doğu bölgelerde ilerlediği, petrol tesisleri ve bazı askeri noktaları ele geçirdiği; ayrıca IŞİD mahkûmlarının güvenliğiyle ilgili endişeler nedeniyle bazı tutukluların Irak’a taşınmaya başlandığı bildirildi. 

 

Bu gelişmeler Washington’da sahadaki misyonun sürdürülebilirliği ve riskleri hakkında soru işaretleri oluşturdu.

 

Wall Street Journal yönetimde böyle bir değerlendirme yapıldığını aktarırken, Reuters gibi haber ajansları haberi henüz bağımsız şekilde doğrulayamadıklarını bildirdi.

 

Pentagon, 20 Aralık 2024 tarihinde yaptığı açıklamada,  Suriye’de daha önce açıklananın iki katından fazla ABD askeri bulunduğunu açıkladı.

 

Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder, Suriye’de daha önce söyledikleri gibi 900 değil, iki bin asker bulundurduklarını söylemişti.

 

Resmi olmayan bilgilere göre, Suriye’nin kuzeyinde, Türk sınırından uzak olmakla birlikte, Haseke gibi bölgeler dahil 5 ayrı noktada ABD üslerinin bulunduğu belirtiliyordu.  Suriye’nin güneyinde de en az 4 noktada ABD askeri varlığının bulunduğu tahmin ediliyordu. Bu askeri varlık, uzun süre askeri eğitim verdi ve askeri malzeme desteği trafiğini yönetti. 

 

SURİYE’DEKİ ABD ASKERİ VARLIĞI

 

Amerikan ordusunun Suriye’deki askeri varlığı YPG ile bağlantılı olarak gelişti. YPG, Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından PKK’nın talimatıyla 2012’de Rojava’da kuruldu. Ancak örgütün adından bahsettirmesi, 2014-2015 sürecinde DAEŞ’in Suriye ve Irak topraklarında hakimiyet kurmasının ardından oldu.

 

ABD ile temas kuran YPG, Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) tercihiyle DAEŞ ile mücadelede ABD’nin yerel ortağı haline geldi. YPG’ye silah desteği verilmesini içeren kararnameyi Donald Trump ilk başkanlık döneminde 2017’de imzaladı. Bu kararname sonrasında önemli miktarda zırhlı araç ve ağır silanlar Suriye’ye geçirildi ve YPG donatıldı. 

 

ABD, kısa süre içinde askeri ekipman olarak da donattığı YPG’ye Arap aşiretlerinin de katılmasını sağladı ve böylece ortaya Fırat’ın doğusunu tamamen kontrol eden yaklaşık 50.000 kişilik bir yapı ortaya çıktı. ABD, aynı zamanda YPG’ye siyasi tanınma yollarını da açtı. YPG’nin PKK’dan ayrı bir organizasyon olduğu algısını yaratmak için adını Suriye Demokratik Güçleri (SDG) olarak değiştirmesini isteyen de ABD idi.

 

Türkiye’nin tüm itirazlarına karşın YPG ile ortaklığı “taktiksel ve geçici” olarak tanımlayıp birlikteliğine devam eden ABD, 20 Ocak itibariyle ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın kapsamlı açıklamasıyla bu ilişkiden çıktığını kayda geçirmiş oldu.

 

Barrack, “Bugün, durum temelden değişmiştir. Suriye artık, DAEŞ’i yenmek için Küresel Koalisyon’a katılan, batıya yöneldiğini ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapacağını gösteren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir. Bu durum, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini değiştirmiştir. Şam artık DAEŞ’in gözaltı tesisleri ve kamplarının kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye istekli ve hazır olduğundan, SDG’nin sahadaki başlıca DAEŞ karşıtı güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir” dedi.

Kaynak

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu