ABDden Orta Doğuya dev yığınak: Gerald Ford yolda, uçaklar havada: İran çevrelendi mi?

ABD’nin Orta Doğu’daki askeri hareketliliği dikkat çekici boyuta ulaştı. Açık kaynak istihbarat verilerine göre Washington yönetimi son günlerde bölgedeki üslerine onlarca savaş uçağı ve tanker uçak sevk etti. Gönderilen hava unsurlarının, 2025 Haziran ayında İran’a yönelik düzenlenen saldırı döneminde kullanılan güç yapısıyla benzerlik gösterdiği belirtiliyor.
Gazeteci Zeki Gümüş, mevcut yığınağın Haziran 2025’teki “12 Gün Savaşı” sürecinden daha kapsamlı olduğu görüşünde. Gümüş, o dönemde yalnızca B-52 bombardıman uçaklarının bölgeye konuşlandırıldığını hatırlatarak, “Şu an gözlemlediğimiz tablo daha büyük bir askeri hazırlığa işaret ediyor” dedi. Açık kaynaklı haber sitelerinde yer alan iddialara da değinen Gümüş, ABD’nin artan askeri varlığının İran’a yönelik yeni bir operasyonla sonuçlanabileceğini savundu.
Gümüş’e göre, İran ile ABD arasında Umman aracılığında yürütülen dolaylı temaslar ve Cenevre’deki görüşmeler somut bir ilerleme sağlamadı. İstanbul’un arabuluculuk sürecinin dışında kalmasının da diplomatik açıdan önemli bir kırılma yarattığını dile getiren Gümüş, Türkiye’nin devreye girmesi halinde sürecin farklı bir noktaya taşınabileceğini öne sürdü.
Öte yandan ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un hareketliliği de yakından izleniyor. Açık kaynak haritalara göre geminin Atlas Okyanusu’nda, Cebelitarık Boğazı istikametinde ilerlediği görülüyor. Bölgeye yüzlerce askeri kargo uçağının da konuşlandırıldığı iddia ediliyor.
Doç. Dr. Serkan Gündoğdu ise ABD’nin askeri yığınağını yalnızca İran’a dönük bir hazırlık olarak değil, bölgesel caydırıcılık stratejisinin parçası olarak değerlendirdi. Gündoğdu, Gerald Ford’un Doğu Akdeniz’de konumlanmasının İsrail’in güvenliğini tahkim etmeye yönelik bir hamle olabileceğini belirtti. ABD’nin, olası bir tırmanma halinde sürece müdahil olabilecek aktörlere karşı da güç gösterisi yaptığını ifade etti.
Gündoğdu’ya göre, İran’a yönelik olası bir saldırı senaryosunda yalnızca Tahran değil; Husiler, Hizbullah ve Hamas gibi İran’a yakın unsurların da devreye girmesi ihtimali Washington’u daha geniş kapsamlı bir askeri hazırlığa yöneltmiş olabilir. Ayrıca Rusya ve Çin’in geçmiş krizlerde sınırlı ve daha çok teknolojik/diplomatik düzeyde kalan destekleri de ABD’nin hesaplamalarında yer alıyor.
Ekonomik boyuta da dikkat çeken Gündoğdu, iki uçak gemisinin ve yoğun hava unsurlarının bölgede bulunmasının ciddi maliyet yarattığını vurguladı. Bu nedenle Washington’un uzun soluklu bir savaş yerine, hedef odaklı ve sınırlı hava operasyonlarıyla İran’ı müzakere masasında istediği noktaya çekmeyi amaçlayabileceğini söyledi.
Bölgedeki askeri hareketlilik artarken, Washington’un bu güç gösterisini fiili bir operasyona dönüştürüp dönüştürmeyeceği ve diplomasi kanallarının yeniden işlerlik kazanıp kazanmayacağı önümüzdeki süreçte netleşecek.



