Akran zorbalığı geleceğini karartabilir. Omuriliği kırılmıştı meslek sahibi olamayabilir

Eskişehir’de akran zorbalığı yaşayan ve darp edilmesi sonucu omuriliği kırılan Kayra Altınkama, yüzündeki ameliyat izlerinden dolayı polislik ve askerlik hayalinden mahrum kalmak istemiyor.
Odunpazarı’na bağlı Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11’inci sınıf öğrencisi Kayra Altınkama, 3 Şubat’ta sınıf arkadaşı Y.Z. ile iddiaya göre beden eğitimi dersinde ‘top atma’ nedeniyle tartıştıktan sonra konu o an kapandı. Okuldan çıktığı esnada da Altınkama iddialarına göre 4 kişi tarafından muşta kullanılarak darp edildi. Altınkama bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde Altınkama’nın çenesinin ve omuriliğinin kırıldığı tespit edildi.
“YARA İZİ KARŞIMA ENGEL OLARAK ÇIKMASIN”
Hastaneden çıktıktan sonra olay anını anlatan Altınkama, bir hafta boyunca hastanede tedavi altındaydı. Çenesi kırılan Altınkama’nın çenesi sabitlendi ve rahatça konuşamıyor. Aldığı darbeler sonrasında felç kalma riskiyle karşı karşıya kalan Kayra, polis veya asker olmak istiyor. Sağlık durumu sebebiyle kaygı yaşayan Kayra artık gelecek kaygısı da yaşadığını belirterek devam etti:
“Ameliyattaki izlerden dolayı yüksek ihtimalle bu hayalim gerçekleşmeyecek ama ‘hayırlısı’ diyorum. İnternetten araştırma yapmıştım, zaten daha önceden de bilgim vardı; asker ve polislerin yüzünde belirli bir iz olmaması gerekiyormuş. Ameliyatta da böyle bir iz kalınca pek mümkün olmayacak gibi gözüküyor.”
Başta Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz olmak üzere tüm yetkililere seslenen Altınkama, “İleride zaman ne gösterecek bilmeyiz ama eğer ben bu hayalimin peşinden koşarsam ve bu iz karşıma engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim” dedi.
“HAYALLERİN YOK OLMASI ÇOK ÜZÜCÜ”
Okullarda önlemlerin arttırılması gerektiğini vurgulayan baba Cahit Altınkama, başka ailelerin bu acıyı yaşamamalarını temenni etti. Devlet yetkililerinden akran zorbalığına yönelik bir çare bulunmasını isteyen baba, “Okullar denetlensin, aramalar yapılsın ya da X-ray cihazları kurulsun. Vukuatlı öğrencilerin geçmişi araştırılsın, gerekirse disiplin cezası ve okuldan uzaklaştırma alsınlar” şeklinde önerilerini sıraladı. Yaşanan olaylarda ailecek etkilendiklerini dile getiren Altınkama, Kayra için pedagog isteğinde bulunduğu ve devamını şöyle anlatıyor:
“Tabii ki herkesin hayalleri var ve hayal kurmak güzel bir şey. İnsanın başına böyle kötü bir durum gelince hayallerinin yok olması çok üzücü. İnsan hayallerinin peşinden koşar; inşallah o da hayalinin peşinden gider. Herkes sevdiği ve istediği mesleği yaparsa daha başarılı olur.”
“FELÇ KALABİLİR HATTA ÖLEBİLİRDİ”
Cahit Altınkama, Kayra’nın olay esnasında ve devamındaki sağlık durumu üzerine de şunları ekledi:
“Tedavi sürecinde beyin cerrahı geldi; ellerine, kollarına, ayaklarına baktı. Omur kırık olduğu için omurilik zedelenmesinden şüphelendiler. ‘Dudaklarını şöyle yap, gözünü sağa çevir, sola çevir’ dediler. Sonra tomografiye girildi ve çenede iki parça kırık olduğu netleşti. En çok omur tarafı için korkmuştuk ama çok şükür omuriliği zedelememiş. Yoksa Allah göstermesin felç kalabilir, hatta ölebilirdi; her şey olabilirdi. Doktorlar çok ilgiliydi, sağ olsunlar. Ameliyata aldılar ve iki plak takıldı, çenesi sabitlendi. Şu anda sadece dudak ve dil yardımıyla konuşuyor. 1,5 -2 aylık bir iyileşme sürecimiz olacak.”




