Dışişleri Bakanı Fidan: İran’ı yakından takip ediyoruz
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Türkiye’de yerleşik ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle biraraya geldiği toplantıda konuşuyor.
Fidan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:
“Gazze’de yaşanan soykırım 2025’in en önemli gündem maddesini teşkil etti. Uluslararası sistemin test edildiği bir sınav modeliydi. Dünya Gazze’de sınıfta kaldı. Önümüzdeki dönemde ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden imar edilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz. Rusya – Ukrayna savaşında çok yoğun çaba gösterdik.
“SDG BÖLGE İÇİN BİR SORUN”
Suriye’nin içinden geçtiği büyük dönüşüm 2025 yılının olumlu gelişmelerinden birini teşkil etti. SDG meselesiyse, bölgemizin geri kalanı için sorun olmaya devam ediyor, inşallah bu yıl bu sorun da çözülür.
“TÜRKİYE OLARAK KARARLI POLİTİKAMIZ SÜRECEK”
AB ilişkilerimizde ortak perspektif geliştirilmesi yönünde gayretlerimizi samimi biçimde ortaya koyduk. Arabuluculuk faaliyetleri yürüdük. Ekonomik konulara, küresel ve ikili ticari ilişkilerimize özel önem atfettik. 2026 yılında da yoğun bir takvim bizi bekliyor. Yine inisiyatif almayı ve sorunlara çözüm üretmeyi sürdüreceğiz. Türkiye olarak konuda kararlı politikamız sürecek.
Artık hiçbir ülke dış politikasını önceden planlanmış şablonlara göre yürütecek değil. Çünkü her şey artık belirsiz.
Nitekim kriz anlarında tavsiyesi aranan bir ülke konumuna geldiysek bu uzun yılların birikimiyle olmuştur.
“İRAN’I YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
Biz tabii İran’ın dostu ve komşusu olarak, görüşlerimizi paylaşıyoruz. Biz sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. İran’da olacaklar bizi de ilgilendiriyor. Türkiye olarak diplomatik çalışmalarımız sürecek. Umarım İran ve ABD bu konuyu aralarında çözerler.”
ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyona yönelik işaretler arttı. Siz böyle bir operasyon bekliyor musunuz? Süreç nasıl ilerliyor? İlerleme sağlanabildi mi?
“Bölgemizde evrilerek gelen çok sayıda sorunlar var. Bunlardan biri de İran’ın uzun yıllar maruz kaldığı yaptırımlar. Ve bölgedeki bir takım politik uyumsuzluklar. Biz İran’ın dostu ve komşusu olarak samimi olarak görüşlerimizi net olarak paylaşıyoruz. Bizim sınır komşumuz, yüz yıllardır değişmeyen bir sınırımız var, iki halk birbirine çok benziyor. Dolayısıyla İran’da olanlar bizi yakından ilgilendirdiğinden yakından takip ediyoruz.
İran’ın sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak senaryolardan kaçınması bizim de menfaatimize. Geçtiğimiz aylarda da gördük, 12 gün savaşlarında önce İsrail’in sonra ABD’nin saldırısıyla karşı karşıya kaldı ve bu saldırı belli bir yerde durdu. Bunun tekrar etme olasılığı bizim tasvip ettiğimiz bir şey değil. Biz sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz.”
Dün Gazze planının ikinci aşaması hayata geçti. Türkiye bu sürece ne tür katkılar verme hazırlığı ve planı içerisinde? İsrail’in üç aşamada süreci baltalayacak bir davranışını bekler misiniz?
“Dün özel temsilcinin ilanıyla artık ikinci aşamaya geçtiğimiz duyuruldu. Bizde de yine 4 ülkenin katıldığı bir toplantı yaptık. Sürecin ağır aksak da olsa ilerlemesi bizim memnun olduğumuz bir husus. Cumhurbaşkanımız insanı yardımlar konusunda hassasiyet içerisinde. Filistinlileri orada soğukta barınmasız, ilaçsız, gıdasız kalması hepimizin vicdanını derinden yaralamakta. İsrail’in bu konuda sistemli ve maksatlı bir politika uyguladığını biliyoruz.
İkinci aşamada geçtiğimiz günlerde grup olarak mutabık kaldığımız Filistinli teknik komitenin Gazze’nin idaresini alması birinci öncelik. Daha sonra barış kurulunun ve yönetim kurulunun belirlenmesi ve çalışmaya başlaması. Biz önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunun tamamiyle hayata geçeceğini düşünüyoruz. Uygulamada bir takım zorluklar olacak tabi ki, büyük bir hassasiyetle ortaklarımızla konuşarak sürecin sorunsuz gitmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Ama riskler ortada, İsrail’in niyeti ortada”
Ahmed Şara’nın açıklamaları var. SDG’nin Kandil ile bağı çözüme engel diyor. 10 Mart mutabakatı için ne söylersiniz?
“SDG’nin Kandil ile bağının, yeni keşfedilmiş gibi karşılanması bizim de hayret ettiğimiz bir konu. Bizim zaten SDG ile en büyük problemimizin bu olduğunu baştan beri söyledik. Suriye kürtleri bir araya gelip, sorunları çözmeye yönelik bir hareketin Suriye ile tabi ki ilgisi var. 4 ülkede eylemi, örgütlenmesi olan bir örgütün Suriye’deki uzantısının adının SDG-YPG olması bizim bildiğimiz gerçeklik. SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin Kandil’den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğini bunu herkes bilir.
“FIRAT’IN BATISINDAKİ UNSURLARA OPERASYON GÜNDEMDE”
10 Mart mutabakatı uygulanmalı. Bizim temennimiz Suriye’de istikrarının sağlanması. Fırat’ın batısındaki unsurlara operasyon gündemde. İnşallah barışçıl yollarla çözülür.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Bir barış anlaşması olursa 3 husus var. Birincisi bu anlaşmanın takibi nasıl olacak. İkincisi Ukrayna’nın caydırıcılık gücü nasıl devam edecek. Üçüncüsü bir ihlal olması durumunda ne tür tedbirler nasıl alınacak? Avrupa’nın güvenliği Ukrayna’nın güvenliğine bağlı.”


