DSÖ’den Hantavirüs açıklaması: Büyük bir salgının başlangıcını gördüğümüze dair bir işaret yok

Ghebreyesus, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Madrid’deki Başbakanlık konutunda hantavirüse ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuştu.
DSÖ’nün, Hollanda bandıralı MV Hondius isimli yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının görülmesini ilk kez bildirmesinin üzerinden 10 gün geçtiğini hatırlatan Ghebreyesus, bunun hemen ardından gemiyi tahliye için kabul eden İspanya yönetimine teşekkür etti.
Ghebreyesus, geminin tahliye operasyonunun başarılı olduğunu söyleyerek, “Başbakan Sanchez’den de duyduğunuz gibi tüm yolcular gemiden indirildi ve Tenerife’den ayrıldı. MV Hondius gemisi ise şu anda Hollanda’ya doğru yola çıktı. 23 ülkeden yaklaşık 150 kişi haftalarca bu gemide kaldı ve bu çok korkutucu bir durum olmalıydı. Yolcuların bazıları ruhsal çöküntü yaşıyordu. Onların da onurlu ve şefkatli bir şekilde muamele görme hakları var.” dedi.
Dünyanın dört bir yanından bazı kişilerin yolcuların karantina süresi boyunca gemide tutulmasını savunduğunu söyleyen Ghebreyesus, bunun insanlık dışı ve gereksiz olduğunu vurguladı.
Ghebreyesus, “Biz, bu yolcuların hem kendileri hem de Tenerife halkı için güvenli ve yolcular ile mürettebatın insan haklarına saygılı bir şekilde gemiden indirilmesinin mümkün olduğuna inanıyorduk. Hem Tenerife halkı için hem de küresel olarak riskin düşük olduğunu söyledik ve geçtiğimiz hafta boyunca tüm çabalarımız bu riski düşük tutmaya yönelikti.” diye konuştu.
“DSÖ’nün değerlendirmesi, küresel sağlık riskinin düşük olduğu yönünde devam ediyor”
DSÖ’nün hantavirüsle ilgili değerlendirmesinin sürdüğünü savunan Ghebreyesus, “DSÖ’nün değerlendirmesi, küresel sağlık riskinin düşük olduğu yönünde devam ediyor. Şimdiye kadar 3 ölüm de dahil olmak üzere 11 vaka bildirildi. 11 vakanın tamamı gemideki yolcular veya mürettebat arasında.” dedi.
11 vakadan 9’unun Andes virüsü olduğunun doğrulandığını ve diğer ikisinin ise muhtemel olduğunun belirtildiğini söyleyen Ghebreyesus, şüpheli ve doğrulanmış vakaların daha fazla bulaşma riskini en aza indirgemek için sıkı tıbbi gözetim altında izole edildiğini vurguladı.
Ghebreyesus, “Şu anda daha büyük bir salgının başlangıcını gördüğümüze dair bir işaret yok. Ancak elbette durum değişebilir. Virüsün uzun kuluçka süresi göz önüne alındığında, önümüzdeki haftalarda daha fazla vaka görmemiz mümkün. Yolcuların geri gönderildiği ülkelerin her biri bu yolcuların sağlık durumunu izlemekten sorumlu. DSÖ’nün tavsiyesi, son maruz kalma tarihinden (10 Mayıs) itibaren 42 gün boyunca (21 Haziran’a kadar) belirlenmiş bir karantina tesisinde veya evde aktif olarak izlenmeleridir.” değerlendirmesinde bulundu.
Semptom gösteren herkesin derhal izole ve tedavi edilmesi gerektiğine değinen Ghebreyesus, DSÖ’nün, virüsten etkilenen tüm ülkelerdeki uzmanlarla yakın işbirliği içinde çalışmaya devam edeceğinin altını çizdi.
“(Gazze’de) Altyapının yıkılması nedeniyle hastaneler, sağlık sistemi kelimenin tam anlamıyla çöktü”
AA muhabirinin hantavirüs vaka sayılarındaki artış beklentisi ve Gazze’deki son duruma ilişkin sorusunu yanıtlayan Ghebreyesus, “(Hantavirüs) Daha fazla vaka bekliyoruz. Hatırlayacağınız üzere, gemideki ilk vaka 6 Nisan’da görüldü ve bulaşıcı olduğu doğrulanana kadar, yani 24 veya 25 Nisan civarına kadar, yolcularla çok fazla etkileşim oldu. (Hantavirüsle ilgili) kuluçka süresi de 6 ila 8 hafta. Dolayısıyla özellikle bulaşıcı hastalık önleme tedbirleri alınmaya başlanmadan önce gemide yaşanan etkileşim ve seyahat sırasında yaşanan bazı olaylar nedeniyle daha fazla vaka bekliyoruz.” dedi.
Yolcuların artık kendi ülkelerine gittiğini hatırlatan Ghebreyesus, ülkelerin sorumluluk aldığını ve tüm önlemlerin ülkeler tarafından uygulandığını kaydetti.
Ghebreyesus, Gazze’de ateşkesle birlikte erişim ve tıbbi tahliye konusunda iyileşmeler olduğunu ancak bunun beklenen seviyelere ulaşmadığını ve tam erişimin olmadığını kaydetti.
Gazze için tam erişime ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Ghebreyesus, “Örneğin, (Gazze’ye) Giriş yapması gereken yardım tırı sayısını ele alırsak, günde ortalama 600 kamyon giriş yapması gerekiyor ancak bu olmuyor. Bu nedenle, bu konuda ve ihtiyaç duyulan yardım miktarında iyileşme olması gerektiğini düşünüyorum. Yardım, günlük olarak ulaştırılmalı.” değerlendirmesinde bulundu.
Ghebreyesus, Gazze’ye giriş yapan tırların önemli bir kısmının ticari amaçlı olduğunun da altını çizerek, tırların geçiş yapacağı yerlerin büyük ölçüde insani yardım amaçlı olmasını ve böylece insanların insani yardıma erişebilmesini istediğini kaydetti.
Gazze’de zorlukların sürdüğünü hatırlatan Ghebreyesus, “Altyapının yıkılması nedeniyle hastaneler, sağlık sistemi kelimenin tam anlamıyla çöktü. Bu da başka bir sorun. Bunu yeniden canlandırmak ve insanların hizmete ihtiyaç duyduğundan veya hizmet aldığından emin olmak önceliğimiz ancak yine de yaşanan bozulma nedeniyle sağlık hizmetlerine erişim minimum düzeyde.” diye konuştu.




