Ford Otosan araçları trenle taşıyacak

Ocak 2026 itibarıyla başlayan seferler, Marmaray geçişi sayesinde iki ülke arasındaki ticaret koridorunu kesintisiz ve yeşil bir hatla birbirine bağlıyor..Bu proje, Ford Otosan’ın 2050 yılına kadar tüm değer zincirinde Net Sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda, SBTi tarafından onaylanan emisyon azaltım hedefleriyle uyumlu olarak kurgulanan lojistik dönüşümün önemli bir adımını oluşturuyor.
Craiova–Köstence-Kocaeli hattında denizyolu ağırlıklı ve kara yolu bağlantılı taşıma yapısından Craiova-Kocaeli direkt demiryolu odaklı ve kara yolu kullanımını azaltan bir modele geçilmesini sağlayan bu yaklaşım, deniz ve karayolu bağlantılı rotaların yarattığı karbon yükünü azaltırken, lojistik süreçlerde daha düşük emisyonlu ve daha verimli bir yapı kurulmasına katkı sağlıyor. Türkiye’nin ilk özel demiryolu tren işletmecisi Körfez Ulaştırma’nın hibrit lokomotif yatırımlarıyla desteklenen tren operasyonları ise, sürdürülebilirlik hedeflerini operasyonel verimlilikle bütünleştirerek çevresel etkiyi kalıcı biçimde azaltan bir çözüm sunuyor.
Marmaray Geçişi ile Kıtalararası Kesintisiz Akış
Teknik kapasitesi ve operasyonel gücüyle dikkat çeken yeni hat, otomotiv lojistiğinde yeni bir sayfa açıyor. Tek seferde 18 vagon ve 557 metre uzunluğa ulaşan tren setleri, sefer başına 216 aracı doğrudan Ford Otosan Craiova fabrikasından alarak kurulan bu yeni hat ile Kocaeli’ye ulaştırıyor. Bu sayede Ford Otosan ülkeler arası demiryolu entegrasyonunu araç lojistiğinde etkin biçimde kullanırken Türkiye’nin stratejik lojistik konumunu da güçlendiriyor.
Ekim 2026’da Kapasite Artışı
Şubat 2025’te malzeme ve araç kombinasyonlu denemelerle temelleri atılan bu dev proje, Ocak 2026’da gerçekleştirilen ilk tam kapasiteli araç taşıma seferiyle yeni bir dönemi başlattı. Ford Otosan ve paydaşları, hattın verimliliğini daha da artırmak için kapasite artış planlarını şimdiden devreye aldı. 2026 yılının son çeyreğinde filoya eklenecek yeni vagon setleriyle birlikte, Türkiye ve Avrupa arasındaki otomotiv lojistiğinin çok daha güçlü, çevik ve çevre dostu bir yapıya kavuşması hedefleniyor.




