MADURO’NUN KELLESİNE 50 MİLYON $! Savaş çanları petrol için mi çalıyor? –

Abdulkadir Develi’nin ifadeleri şöyle;
ABD HER AN VENEZUELA’YA SALDIRABİLİR!
Konu Venezuela olunca gündem petrol oluyor. Çünkü ülke, dünyadaki en büyük petrol rezervine sahip. Suudi Arabistan’dan çok daha fazla, 303 milyar varillik rezerviyle Venezuela bu açıdan oldukça önemli bir konumda. Ayrıca ülke, gayri safi yurt içi hasılasının %30’unu petrol gelirlerinden elde ediyor.
İhracatının %95’i ve kamu gelirlerinin %56’sı petrolden sağlanıyor. Günlük üretim ise 636 bin varil civarında. Dünyada yaklaşık 100 milyon varil üretildiğini düşünürsek, Venezuela bunun yalnızca %0,6’sını karşılıyor. Ancak ciddi bir ambargo söz konusu. Hem ABD, hem Avrupa Birliği hem de Kanada tarafından uygulanan yaptırımlar ülkeyi zorluyor.
Mevcut rezervlerin dünya piyasalarına etkin şekilde aktarılması konusunda Venezuela büyük sıkıntı yaşıyor. Bu durum, 2017’de Trump döneminde ABD’nin Venezuela’nın finansal piyasalara erişimini engellemesiyle başladı. Karşılıklı finansal iletişim tamamen kesildi ve ambargo giderek genişledi. Bugün gelinen noktada, olası bir saldırı durumunda ne olur? Venezuela son dönemde ciddi şekilde zorlanıyor. Çünkü petrol fiyatları 65 doların altına düştü ve aylardır bu seviyede seyrediyor.
ABD PİMİ ÇEKTİ BOMBAYI NE ZAMAN ATAR?
Petrole dayalı ekonomisi bu nedenle büyük darbe aldı. İçerideki istikrarsızlık ve uluslararası ambargonun şiddeti ülkeyi baskı altına almış durumda. Bu siyasi çalkantıyla birlikte ABD’nin olası bir müdahalesi ne anlama gelir? Buna bakmak gerekiyor.
VENEZUELA PETROLLERİNİ KİM KONTROL EDECEK?
Asıl kritik soru bu. Çünkü devasa rezervler söz konusu. Bu rezervlerin ABD’li şirketler tarafından işletilmesi, onlar için adeta bir bayram olur. Nitekim Cumhuriyetçi kanattan gelen “Venezuela’ya girmek üzereyiz. Amerikan petrol şirketleri için şölen olacak.” açıklaması bunu gösteriyor.
Rezervlerin çıkarılıp dünya piyasasına sunulması ABD’li şirketler için büyük avantaj sağlar. Ancak bu savaş ortamının enerji fiyatlarına etkisi sınırlı olur. Çünkü Venezuela’nın üretimi hâlihazırda düşük; %0,6-%0,7 seviyelerinde. Dolayısıyla olası bir ABD müdahalesi veya işgali, enerji fiyatlarını çok fazla yükseltmez.
Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerginlikler nedeniyle piyasalar bu tür riskleri fiyatlamayı öğrenmiş durumda. Bu nedenle petrol fiyatlarında büyük bir sıçrama beklenmez. Ancak kısa vadede olumsuz etkiler görülebilir. Venezuela’nın enerji kaynakları şu an izole olduğu için etkisi sınırlı kalır.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE ETKİSİ OLUR MU?
Savaş yönünden bakıldığında, finansal çalkantılar olasıdır. Bu noktada ekonominin şoklara karşı dirençli olması önem taşıyor. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı ve ticaret savaşlarının yarattığı belirsizliklere karşı direnç gösterdi. Neden? Çünkü rezervler yaklaşık 190 milyar dolar seviyesinde. Borçluluk oranı da gayri safi yurt içi hasılaya göre birçok ülkeye kıyasla iyi durumda. Bu nedenle Türkiye’nin finansal dalgalanmalara karşı dayanıklı olduğu söylenebilir.
En çok endişe edilen nokta savaş ortamlarında doların değerlenmesiydi. Ancak son bir yıla bakıldığında döviz tarafında ciddi bir hareketlenme görülmedi.



.webp?format=webp&width=1200&height=630&w=390&resize=390,220&ssl=1)
