Matt Damon, “The Odyssey” İçin Lisedeki Kilosuna Geri Döndü – Haberler

Christopher Nolan’ın yeni filminde başrolde olan Matt Damon, rolü için 75 kiloya düştüğünü açıkladı.
Matt Damon, katıldığı “New Heights” podcast’inde Christopher Nolan’ın yönettiği The Odyssey için geçirdiği fiziksel dönüşümü anlattı. Damon, film boyunca ciddi bir kilo verdiğini ve çekimlerin bir döneminde tartıda lise yıllarındaki kilosunu gördüğünü söyledi. Oyuncu, Interstellar ve Oppenheimer sonrası Nolan’la üçüncü kez çalıştığı filmde Odysseus karakterine hayat veriyor.
Damon, podcast sunucularından Jason Kelce’ye yaptığı açıklamada, rol için oldukça disiplinli bir hazırlık sürecinden geçtiğini belirtti. “Yaklaşık bir yıl boyunca seninki gibi sakalım vardı. Gerçekten çok iyi formdaydım. Çok kilo verdim. Nolan beni ince ama güçlü görmek istiyordu.” diyen Damon, doktorunun önerisiyle gluteni tamamen bıraktığını da ekledi. Normalde 185 ila 200 pound (84 – 91 kilo) arasında gezdiğini söyleyen oyuncu, “O filmi 167 pound’la (75,8 kilo) çektim. Lisede olduğumdan beri bu kadar hafif olmamıştım. Çok fazla antrenman ve çok sıkı bir diyet gerekiyordu.” ifadelerini kullandı.
Bu dönüşüm, Damon’ın kariyerinde daha önce yaşadığı kilo alma süreçleriyle de tezat oluşturuyor. Oyuncu, 2009 yapımı The Informant için 13,5 kilo aldığını hatırlatarak, o dönemde “deli gibi yiyip koyu bira içtiğini” söylemişti. Set aralarında fast food ve atıştırmalıklarla beslendiğini anlatan Damon, bu süreci “mutlak bir cennet” olarak tanımlamıştı.
Damon, The Odyssey’iin teknik yönlerine de değinerek Nolan’ın tamamı IMAX kameralarla çekilen ilk Hollywood uzun metrajlı filmini ortaya koyma sürecine hayran kaldığını dile getirdi.
“IMAX kameralar gerçekten çok gürültülü. Kamera size yakın olduğunda, sanki bir blender ya da bir mutfak robotu yüzünüze doğru çalışıyormuş gibi ses çıkarıyor. Bu yüzden IMAX’te hiç diyalog sahnesi çekmedik.” dedi. “Normal bir IMAX kamerasıyla bu konuşmayı yapamazdık çünkü bizi duyamazlardı. Bu diyalog sahneleri için IMAX’in etrafına devasa bir şey ve bir ayna sistemi inşa ettiler, böylece göz hizanız kameraya yakın oluyor ve diğer oyuncuyla konuşabiliyorsunuz. Bunu nasıl yapacaklarını bulmak için ne kadar çok emek harcadılar, çünkü (Nolan) %100 IMAX yapmak istedi ve başardı!”
Filmin görüntü yönetmeni Hoyte van Hoytema’nın daha önce açıkladığı üzere, bu yeni “blimp” adı verilen IMAX muhafaza sistemi, ses sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Nolan da bu teknolojinin, IMAX formatında daha samimi ve yakın performansların önünü açtığını vurguladı.
The Odyssey’in çekimleri Yunanistan, İzlanda ve Fas gibi farklı ülkelerde gerçekleştirildi. Damon, Nolan’ın zorlu ve iddialı mekân seçimleri karşısında sık sık şaşkınlığını gizleyemediğini belirterek, ekibin yoğun tempoya rağmen çekimleri planlanandan önce tamamladığını söyledi.
“Oralara vardığımızda gülmeye başlıyordum.” dedi. “’Kimse burada çekim yapmaya çalışmaz! İşte bu yüzden tabii ki burada çekim yapmak istiyor. Bu çok mantıklı.’ derdim. Harika bir ekibi var. Ekibi çok müthiş. Ve herkes o filmde elinden gelenin en iyisini yaptı. Tüm çekim günlerimizi tamamladık. Hatta planlanandan önce bitirdik. Muhteşem bir deneyimdi.”
The Odyssey, 17 Temmuz’da sinemalarda gösterime girecek.




