Müzakereler tıkandı! Savaşın görünmeyen yüzü: Psikoloji

Tahran ve Washington arasında her iki tarafın da taleplerinden geri adım atmaması nedeniyle müzakerelerin çıkmaza girmesiyle süreç “ne savaş ne barış” olarak nitelenen bir belirsizlik evresine sürüklendi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve savaşın sona erdirilmesini içeren ancak nükleer meselelerin daha sonraki bir aşamaya ertelenmesini önerdiği teklif, “müzakerelerde ABD’yi zayıf göstereceği” gerekçesiyle Başkan Donald Trump tarafından beğenilmedi.
İRAN’DA 1 MAYIS’TA PROTESTO MU?
İran’da 40 gün süren savaşın yarattığı ekonomik yıkım, Tahran yönetimi üzerindeki iç baskıyı tırmandırıyor. ABD ve İsrail’in İran fabrikalarında yarattığı tahribat ve bu nedenle artan işsizlik oranları, henüz ocak ayında kitlesel protestoların kanla bastırıldığı ülkede halkı yeniden sokağa dökebilecek bir unsur olarak görülüyor. Muhalif İran diasporasına yakın Iran International’ın haberine göre bazı grupların İşçi Bayramı’nda protesto gösterileri düzenlenmesi çağrıları yapması nedeniyle gözler 1 Mayıs’a çevrilmiş durumda. Halktan sözkonusu çağrıya yanıt geldiği takdirde “protestolara dönüş” yaşanacağı yorumları yapılıyor.
Tahran’da derinleşen ekonomik kriz ve bir türlü dinmeyen toplumsal huzursuzluk, Washington’da ise Trump yönetimi içindeki çatlaklar tarafları karşılıklı yoklamalarla ilerleyen bir sinir harbine itiyor.
TAHRAN’IN UMUDU ABD’NİN PES ETMESİ
Associated Press’in analizine göre ise Tahran yönetimi, krize rağmen fiilen kapalı tuttuğu Hürmüz kozuyla ilk geri adımı Washington’ın atacağını hesaplıyor. Onlarca yıllık uluslararası yaptırımlar altında kendi kendine yetebilecek hale gelen ekonominin, uzun süre Trump baskısına dayanabileceğine inanılıyor. Bu tabloya bir de basın arasındaki görüş ayrılıkları eklendi. Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı’nın, müzakerelerde öne sürülen taleplerin diplomasiyle elde edilmesini “sihirli fasulye” benzetmesi kullanarak eleştirmesi, muhafazakâr Payidari grubu destekli Raja News’in tepkisini çekti. Analistlere göre iki cephenin temsilcileri arasında yaşanan gerginlik, ABD’ye karşı izlenecek yol konusunda aslında ortak bir çizginin bulunmadığına işaret ediyor.
VANCE ‘TARİHİ ZAFER’ DEDİ
Washington cephesinde de tablo karışık. Amerikan The Atlantic dergisine göre Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanlığı’nın İran savaşına ilişkin sunduğu raporların gerçeği yansıtmadığından şüpheleniyor. Vance, füze envanteri ve İran’daki yıkımın boyutu konusundaki bilgilerin abartıldığını düşünürken, Savunma Bakanı Pete Hegseth ise “operasyonun tarihi bir zaferle sonuçlandığı” yönündeki iyimser açıklamalarla Trump’a duymak istediği tabloyu sunma eğiliminde.
‘YENİ SOĞUK SAVAŞ’
Trump yönetiminin iki önemli ismi arasındaki görüş ayrılıkları bu belirsizlik sürecinde ABD’nin nasıl bir yol izlemeyi tercih edeceği sorusunu da akıllara getiriyor. ABD merkezli Axios’a göre savaş, “Soğuk Savaş dönemini andıran” bir aşamaya girdi. ABD’nin savaş ve anlaşmanın olmadığı “donuk çatışma” durumuna sürüklenmekten endişeli olduğu kaydedilen haberde, Trump’a ilişkin yer alan değerlendirmede “Güç kullanmak istemiyor ama geri adım da atmıyor” ifadesi yer aldı.
ABD VE İRAN ARASINDA ‘KORSAN’ ATIŞMASI
ABD ile İran arasındaki gerilimde Hürmüz Boğazı merkezli “çifte abluka” sürerken, taraflar birbirlerini bu kez “korsanlıkla” suçladı. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD’nin müdahalelerini “korsanlık ve rehine alma” olarak nitelendirerek, bu eylemlerin uluslararası hukuk ve BM Şartı’nı ihlal ettiğini savundu. ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise suçlamaya aynı sertlikle yanıt verdi. “Dünyanın hayati önem taşıyan su yolları, herhangi bir ülkenin pazarlık kozu değildir”diyen Waltz, İran’ı “Boğaz korsanı” olmakla suçladı. Waltz, Boğaz’da deniz ticareti güvenliğinin yeniden sağlanması için uluslararası koalisyon kurulması çağrısında bulundu.




