Dünya

Pasifikte savaş provası: Ne olacak?

 

Hostinger

Tokyo ile Pekin arasındaki gerilim yeniden tırmandı. Japonya, uluslararası hava sahasında devriye uçuşu yapan Çin’e ait J-15 savaş uçaklarının, iki kez Japon F-15’lerine “yangın kontrol radar kilidi” attığını açıkladı. Bu eylem, savaş uçaklarının füze atışından hemen önce uyguladığı en kritik adımlardan biri olarak kabul ediliyor. Çin ise suçlamaları tamamen reddetti.

Olay, özellikle Tayvan çevresinde son aylarda artan askeri hareketlilik göz önüne alındığında, bölgedeki diplomatik ve askeri kriz riskini daha da artırmış durumda.

Terör ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, radar kilidi eyleminin önemine işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Radar kilidi, çatışma öncesinin son aşamasıdır. Bir uçak başka bir uçağa radarını kilitlediğinde, bir sonraki adım genellikle füze atışıdır. Bu nedenle radar kilidi yiyen uçak derhal kaçınma manevrasına başlar. Çin’in J-15’leri ile Japon F-15’lerinin uluslararası hava sahasında karşı karşıya gelmesi ve Çin uçaklarının radar kilidi atması açık bir tacizdir. Bu tür adımlar ise doğrudan bir çatışmaya giden yolu açabilecek kadar risklidir.”

Keleş, olayın Pasifik’te giderek artan gerilimin bir parçası olduğunu belirterek, Çin’in son aylarda askeri faaliyetlerini yoğunlaştırdığına dikkat çekti:

“Eylül ayındaki kuruluş yıldönümü geçit töreninden bu yana Çin ordusu neredeyse her gün yeni tatbikat görüntüleri paylaşıyor. Füze sistemleri, hava ve deniz kuvvetleri, uçak gemileri… Çin açık bir güç gösterisi yapıyor. Esas muhatabı da ABD.”

Pasifik’te savaş provası: Ne olacak | Pekin-Tokyo hattı alevlendi: Radar kilidi gerginliği tırmandırdı

Uzman, bölgedeki askeri dengeyi şu sözlerle özetledi:

“ABD, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve Filipinler hattı üzerinden Çin’i çevreleyen bir strateji izliyor. Okinawa’da ABD’nin yaklaşık 55 bin askeri var. Çin ise Tayvan’ı kendi toprağı olarak görüyor ve burada Amerikan varlığını kesinlikle kabul etmiyor.”

Tayvan’ın tarihsel statüsüne de değinen Keleş, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın kökenini hatırlattı:

“1971’e kadar Birleşmiş Milletler’de Çin Cumhuriyeti, yani Tayvan temsil ediliyordu. Mao’nun devriminden sonra Tayvan’a kaçan milliyetçiler burada kendi devletlerini kurdu ancak bugün birçok ülke tarafından tanınmıyor. Çin ise Tayvan Boğazı’ndaki askeri faaliyetleri kendi egemenlik sahasının parçası olarak görüyor.”

Keleş, Çin-Japonya ilişkilerinin tarihsel arka planına da dikkat çekti:

“Japonya 1930’lar ve 40’larda Çin’in Mançurya bölgesini işgal etmiş ve ağır insan hakları ihlallerine imza atmıştı. Bu tarihsel hafıza halen iki ülke arasındaki ilişkileri derinden etkiliyor.”

Uzmanlara göre hem tarihsel düşmanlıklar hem de Tayvan merkezli rekabetin gölgesinde yaşanan son radar kilidi olayı, Asya-Pasifik’te tansiyonun daha da yükselmesine yol açabilir.

Kaynak

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu