TV+ Dünyasında Yeni Bir Dönem: Genel Müdür Gülçin Alıcı Gökçe ile Geleceği Konuştuk

TV+ta tek deneyim, çoklu platform dönemi başladı.
Dijital yayıncılık dünyası hiç olmadığı kadar hareketli bir dönemden geçerken, yerli platformlar sadece içerik çeşitliliğiyle değil, teknolojik dönüşümleriyle de fark yaratmaya devam ediyor. Bu dönüşümün öncü isimlerinden biri olan TV+, kullanıcı deneyimini merkeze alan yeni stratejileri ve “tek deneyim, çoklu platform” vizyonuyla vites yükseltiyor.
Beyazperde olarak, TV+’ın bu heyecan verici değişim sürecini, hedeflerini ve izleyiciyi bekleyen sürprizleri en yetkili isimle, TV+ Genel Müdürü Gülçin Alıcı Gökçe ile masaya yatırdık.
Hande Kara: Son dönemde sizin çoklu platform ve tek deneyim mottomuz var. Bu söylem geleneksel televizyon izleyicisiyle dijital yerli platformlar arasındaki köprüyü nasıl kuruyor? Ve kullanıcı alışkanlıklarında bu modelin yarattığı en son değişim sizce ne?
Gülçin Alıcı Gökçe: Aslında rahatlık, kolaylık… En son yarattığı değişimi bunlarla tarifleyebilirim. Sunumda da anlattığım gibi aslında hepimiz de yaşıyoruz. Birçok platformda çok güzel, çok güçlü içerikler var. Hepsini izlemek istiyoruz, hepsine ulaşabilmek istiyoruz veya en parlayan içeriklerine ulaşmak istiyoruz. O beraberinde bir sürü platform üyeliğini getiriyor. Farklı farklı platformların ara yüzlerine aşina olmak gerekiyor, uygulamayı indirmek gerekiyor. Böyle bir dünya var aslında. Bu dünya da biraz müşterilerin kafasını karıştırıyor. Yani o zenginlik ve bolluk içerisinde ben gerçekten ne izleyeceğim sorusuna cevap bulmakta zorlanıyorlar. Farklı uygulamalar arasında kayboluyorlar ve onun verdiği bir yorgunluk var. O da bir acı noktası. Bir diğeri de dediğim gibi ödenen aylık bedelleri topladığınızda elde ettiğimiz yekünün artık cüzdanlarda ciddi bir pay alıyor olması. Onu da mümkün olduğu kadar optimize etme ihtiyacı var. Bizim önerimiz, çözüm modelimiz tam olarak aslında buradaki acı noktalarına çözüm üretmek adına tasarlanmış bir model.
H.K: Kullanıcının içeriğe bu şekilde her yerde erişebilmesi artık zaten lüks değil. Aslında standart bir beklenti olmaya başladı. TV+’ı rakiplerinden ayıran deneyim farkı aslında tam olarak bu noktada başlıyor. İzleyiciyi sadece içerikle değil, teknolojiyle de tutmayı hedefliyorsunuz. Teknolojik açıdan TV+’ı diğerlerinden ayıran neler var sizce?
Gülçin Alıcı Gökçe: Aslında cümle şöyle başlıyor: “Rakiplerimiz” değil. Biz onların her birini rakip gibi değil, iş ortağı gibi görüyoruz. Bahsettiğim o güçlü içeriklerini alıp kendi platformumuzda yayınlayabilme fırsatı sunuyoruz. Teknoloji anlamında da gerçekten kendimizi çok iyi hissettiğimiz bir yerdeyiz. Bu alandaki yatırımlarımız her sene artarak devam ediyor. Çünkü hem seç izle kataloğunu hem canlı yayınları hem Premium kanalları bir arada sunuyoruz. Ve dokuza yakın farklı arayüzümüz var. Bu farklı arayüzleri yayınlayabilmek için de gerçekten güçlü bir teknolojiye ve altyapıya ihtiyacımız var. Geçtiğimiz sene aynı zamanda bütün arayüzlerimizin deneyimini iyileştirdiğimiz, kullanımı çok daha keyifli ve içerik keşfetmeyi de çok daha kolay hale getiren bir değişim dönüşüm programını da hayata geçirdik. Bütün arayüzlerimiz yenilendi. Bu yenilenme aslında bize şunu da getirdi. Televizyonunuzda gördüğünüz TV+’la, telefonunuzda gördüğünüz veya tabletten açtığınızda gördüğünüz TV+ deneyimi eşitleyen, birinde başlayan deneyimin diğerlerinde de devam etmesini sağlayan akıcılığı yaratmaya gayret ettik. Bu dönüşümlerden bir tanesi buydu aslına bakarsanız. Aynı zamanda lineer kanallardaki o geleneksel damarı teknolojiyle zenginleştirmek gerçekten deneyimi farklı bir noktaya çekiyor. Orada da biz 7 güne kadar geri sarıp izleyebilme imkanını yarattık.




