MagazinYaşam

Victoria’nın sırları döküldü

Dünyanın neresinde yaşıyor olursa olsun duyunca tüm erkeklerin yüzünde muzip bir gülümseme yaratan bir marka Victoria’s Secret. İngiltere vizemin erken çıkması için imzalı iç çamaşır sözü verdiğim pasaport memurundan, babama uzanan çok geniş bir yelpaze bu. Aslında yarattığı heyecanın cinsiyeti bile yok. Modeller podyuma öyle bir ilahlaşarak çıkıyor ki kadınlar bile defileyi izleyecekleri günü iple çekiyorlar. Defileyi Londra’da izleyebileceğim bir de üzerine backstage’e girip meleklerle röportaj yapabileceğim söylendiğinde içimde açan kanatları tahmin edersiniz. Çok ama çok heyecanlanarak gittim. Ama açıkçası birazcık hayal kırıklığıyla döndüm.

İlk sözüm kadınlara: “Onlar kadınsa biz neyiz?” cümlesini havaya kaldırıp kendi etrafınızda üç tur çevirip çöpe atabilirsiniz. Kuliste gördüğüm modeller hepimiz gibi kadındı. Hepsine ortalama birer saat makyaj yapıldı, sivilceleri, lekeleri, gözaltı morlukları itinayla kapatıldı. Tırnakları düzeltildi, ayakları törpülendi, vücutları profesyonel eller tarafından parlatıldı. Hiçbiri sadece kendi saçıyla podyuma çıkmadı. Çünkü bir insan evladının saçlarının o kadar havalı gözükmesi mümkün değil. Hepsinde çıt çıt postişler var. Takılırken gözlerimle gördüm.

İŞTE BUNLAR HEP ŞOV

Evet, zayıflar, harika popo kasları var, selülitleri yok denecek kadar az. Ama ekrandan öyle gözükse de hiçbirinin bacağı boyumuz kadar değil. En uzunu toplam 1.80.

İşin alametifarikası ne derseniz… Her şey ekrandan çok güzel gözüküyor. Led ekran podyum, üç boyutlu dekor, üç boyutlu arka ekran, ışıklar, kenarlarda sürekli değişen dekor perdeleri birleşince ve tüm bunlar sayamadığım kadar çok kamerayla her açıdan çekilip üzerine cillop gibi montajlanınca ortaya her yılbaşı gecesi ağzımız açık izlediğimiz bir şov çıkıyor.

Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim edelim: Ürün tasarımı, styling, koleksiyon bütünlüğü ve kalitesi konusunda aşmış. Hele ki kanat tasarımı konusunda büyük bir alkışı hak ediyorlar. Podyuma çıkan 47 melekten bir tanesinin bile üzerinde vasat bir tasarım yoktu. Adriana Lima ve Alessandra Ambrosio’nun tanıttığı ‘Fantasy Bra’ların üzerinde 16 bin adet yakut, elmas ve safirle 18 ayar altın bulunuyordu. Ve 2 milyon dolar değerindeydi.

EVLİLİK DEDİKODULARI KOCA BİR YALAN

Acun Ilıcalı’nın Adriana Lima’yla aşkı son bir haftanın en çok konuşulan haberiydi. Ilıcalı sessizliğini korurken Adriana’yı kuliste kıstırıyorum

Bu Lima’yla üçüncü karşılaşmamız.  İki yıl arayla İstanbul’da röportaj yapmıştık. Hatta son gelişinde onu havaalanında karşıladık,  helikopterle İstanbul semalarında dolaşırken konuştuk. Beni Victoria’s Secret’ın kulisinde görünce çok şaşırdı “Seni hatırlıyorum”dedi hemen. Saçları maşayla dalgalandırılıyordu, sorularımı sormak için hemen yanına iliştim. Önce günün anlam ve ehemmiyetine ilişkin duygularını aldım: “Victoria’s  Secret Fashion Show benim için ve tüm dünya için en önemli moda olayı. Yeni yıl duygusuyla özdeşleşti. Yakında Noel Baba’yı tahtından ederiz.”  

Gergin görünüyordu, hatta üzgün… “Her sene şov öncesi biraz gergin, fazlasıyla heyecanlı oluyorum. Bu, hiç azalmıyor” dedi ama beni pek tatmin etmedi. Vücut ölçülerine göre üzerine tasarlanan 2 milyon dolarlık tasarımı gururla taşıyacağını anlattı, sonra ben fasulyenin faydalarına geldim. Yumuşak bir geçişle “Türkiye deyince aklına ne geliyor?” diye sordum.

“Türkleri çok seviyorum. İstanbul’a gelince kendimi harika hissediyorum. Brezilya ve Miami’den sonra üçüncü evim İstanbul. Enerjisine bayılıyorum”diyerek cevaplayınca pası aldım ve soruyu patlattım: “Türkiye’de yakında Acun Ilıcalı ile evleneceğiniz konuşuluyor. Gelinimiz olacak mısın?”

ÖZEL HİÇBİR ŞEY YAPMADIK

Başımızda dikilen üç gardiyan menajer üzerime atlıyor. “Özel hayatı hakkında konuşmuyor”, “Bu soruyu geçelim” “Evet, son sorunuzu alabilir miyiz?”bağrışmaları arasında ortaokul İngilizce dersindeki öğretmenler gibi “True or false Adriana?” (Doğru mu yanlış mı?)  diye bağırıyorum.

Adriana “Ben bu gazeteciyi tanıyorum. İlk ve son kez cevap vereceğim” diyerek menajerlerini susturuyor, açıklamasını yapıyor: “Ben Acun’la birlikte değilim. Hiç çıkmadık, buluşmadık, özel hiçbir şey yaşamadım, beraber olmadım. Evlilik dedikoduları koca bir yalan, çok aptalca. Acun benim sadece arkadaşım.”

MURAT BOZ’UN HALA SEVGİLİSİ VAR MI?
Candice Swanepoel

Candice 26’sına geldi, 19 yaşından beri melek ama yeni yeni dikkat çekiyor. Türkiye’den geldiğimi söyleyince bana bu yaz yaptığı turu anlatıyor. Kapadokya, Pamukkale, Efes  dolaşmışlar. Peribacalarından, Pamukkale’deki travertenlerden çok etkilenmiş.“Türkiye’de bir insanı şaşırtacak çok şey var. İstanbul’da alışveriş yapmayı özellikle de mücevher almayı seviyorum” diyor. Tesadüf bu ya Candice kariyerindeki ilk reklam filmini 2010’da İstanbul’da çekmiş. Murat Boz’la birlikte bir reklamda oynamış.  Hatırlayınca heyecanlanıyor: “Çok yakışıklı bir şarkıcıydı, hâlâ sevgilisi var mı?” Ayrıldıklarını söylüyorum, yüzünde güller açıyor, Murat Boz’a duyurulur.

SIRRIM BRONZLAŞTIRICI ÖZEL SPREYİM
Alessandra Ambrosio

İnanması zor ama  iki çocuk annesi. 14 yıldır değişmez melek: “Her Victoria’s Secret defilesi öncesi özel bir küre giriyorum. Bir ay öncesinden çalışmaya başlıyorum. Normal hayatta yaptığım yoga ve pilates yerini, spor hocamla yaptığım ağırlık çalışmalarına, kardiyo egzersizlerine bırakıyor. Şeker ve tatlı tamamen yasak. Bir hafta önce SPA’ya girip özel bir peeling uygulatıyorum. Defile için saç ve makyaj saatlerce sürüyor. Bir de podyuma çıkmadan hemen önce vücudumuza parlak ve bronz bir sprey sıkıyorlar. Bunun dışında özel bir sırrım yok. Olsa da kimseye söylemezdim” Alessandra’ya “Defile bittikten sonra ne yapmak istiyorsun?” diye soruyorum, listesi hayli uzun: “Parti yapacağım, tatlı ve patates kızartması yiyeceğim, içki içeceğim… ” 

USLU DA MASUM DA DEĞİLİM
Isabeli Fontana

 

Hayatımda gördüğüm en filtresiz kadın. Çok cesur, hafif çatlak ve dünya umurunda değil. 12 yaşında yolda keşfedilmiş. İlk Victoria’s Secret defilesine çıktığında 16 yaşındaymış. “Daha göğüslerim tam çıkmamıştı ama sutyen tanıtıyordum. O pozlar yasaklandı. Sonrasında ABD’de iç giyim defileleri için 18 yaş şartı geldi” diyor. Yaşlanmaktan korktuğu  için yüzüne bakmaya başlamış ama vücudu için özel bir şey yapmıyor. “Defileden sonra  ne bulsam yemeyi düşünüyorum. Ben diğer Victoria’s Secret melekleri kadar uslu ve masum değilim. Hatta en yaramazı benim. Hayatı çok ciddiye almıyorum.”

SENEDE BİR GÜN SEKSİYİM
Lily Donaldson

 

Daha önce üç kez Victoria’s  Secret podyumunda yürüyen Lily Donaldson bunun en özeli olduğunu söylüyor. Çünkü kendisi Londralı:  “Şovda iki İngiliz var. Biri ben diğeri Jordan Dunn. İkimiz ev sahibiyiz.  Benim hayatım New York – Londra arasında geçiyor. Hem burada hem New York’ta evim var.” Şov öncesi özel bir diyete girmiyor ama bir aydır haftada üç gün pilatese gidiyormuş. Şovun yarattığı seksi dünyanın bir parçası olduğu için mutlu ama günlük hayatta kendini hiç seksi bulmuyor.“Sadece senede bir gün böyleyim” diye de itiraf ediyor. Kendisi bu ay Vogue Türkiye’nin kapağındaydı. İstanbul’a iş için defalarca geldiğini ve en çok Asya’dan Avrupa’ya deniz yoluyla geçmeyi sevdiğini söylüyor.

MEMELERİNDEN SÜT AKAN MELEK
Doutzen Kroes

Hollandalı güzel modeli ellerine ve ayaklarına masaj yapılırken yakalıyorum: “Şu anda cennetteyim. Londra’nın havasından mı bilmem backstage çok sessiz, çok sakin. New York’ta daha çok panik oluyorduk. Belki de şu an yaşadığımız fırtına öncesi sessizliktir.” Doutzen de Türkiye hayranı meleklerden… İstanbul, Ankara ve Bodrum’a gelmiş: “İnsanlarınız da yemekleriniz de çok lezzetli. İstanbul’u helikopterle gezmiştim, hayatımda gördüğüm en güzel manzaraları gördüm.” Doutzen Kroes ikinci çocuğunu dört ay önce doğurdu: “Şovun cazibesini bozmak gibi olmasın ama hâlâ süt veriyorum. Dört saatte bir pompa yapıyorum. Bebeğime de sütleri bıraktım yokluğumda buzluktan içiyor” diyor. Onun için seksi olmak dünyanın en önemli meselesi değil.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu